English | İletişim | Ana Sayfa    6/2/2012

ANA SAYFA HAKKIMIZDA TEDAVİ ALANLARI ÜRÜNLER İŞ ORTAKLARI HABERLER İNSAN KAYNAKLARI İLETİŞİM


İNVAZİV MANTAR İNFEKSİYONLARI

Geçen on yıllarda tıbbi bilimlere ve yaşamı tehdit eden ciddi durumların tedavisine ilişkin anlayışda birçok gelişmeler olmuştur. Bu hastalıklara yakalanan hastalar çoğu zaman iyileştirilebilmekte fakat karşılığında bir bedel de ödemektedirler. İyileşmenin bedeli bakteri, virüs ve mantar infeksiyonları açısından artmış risk şeklinde olmaktadır.

İnfeksiyona neden olan belli başlı ajanların en ölümcül olanları mantar infeksiyonlarıdır. Bunların saptanması güçtür, sıklıkla hayati öneme sahip organları tutarlar ve bu nedenle invazif mantar infeksiyonları (İMİ) olarak adlandırılırlar. Hastaların tedavisinde başarısız olunması çok kötü sonuçlar doğurur ve bunlar sıklıkla ölümle sonuçlanırlar.

Hastalığa neden olan mantarların çoğu fırsatçıdır ve sağlığı bozulmuş bir konağa girmedikleri sürece genellikle patojenik ( hastalık yapıcı ) değildirler. Fırsatçı mantar infeksiyonları özellikle lösemili, kemik iliği transplantasyonu veya solid organ transplantasyonu ( Akciğer , Karaciğer gibi katı yapıda organların nakli ) geçirmiş hastalarda meydana gelir. Bu hastaların artmış infeksiyon riski altında olmalarının nedeni, yoğun kanser tedavisi ve savunma sisteminin baskılayıcı ilaçların kullanılması nedeniyle vücudun savunma yetisinin yetersiz kalmasından kaynaklanmaktadır.

Diğer hücrelerin genetik yapısına ait olmadığı fark edilen, vücut içinde gelişen veya bir şekilde vücuda giren materyalin tespit edilmesi ve vücuttan uzaklaştırılmasından (eliminasyonundan) öncelikle bağışıklık sistemi (immün sistem) sorumludur. Yabancı hücreler örneğin bakteriler, virüsler, mantarlar veya donörler tarafından verilmiş organlardan köken alan hücreler olabilir.

Solid Organ Transplantasyonu donör organ reddinin önlenmesi için ilaçlarla immün sistemin baskılanmasını gerektirir ve böylece infeksiyonlara davetiye çıkarır.

Kanser ve kanser tedavisi hakkında bir anlayışa sahip olmak da risk altındaki hastaların önemini vurgular. Yaşamı tehdit eden kanserlerin tedavisi hızla bölünen hücrelerin öldürülmesini içerir. Ne yazık ki sıklıkla “kollateral” (tedavi ile ilişkili fakat tedavinin esas etkilerinden daha az önemli) hasarlar da oluşur, çünkü immün sistemin hücreleri olan nötrofiller de öldürülür. Ciddi Nötropeni tablolarına neden olan bu klinik tablo hastanın ciddi ve ölüm oranları yüksek olan mantar infeksiyonlarına maruz kalmasına zemin hazırlar

Kan kanserinin tedavisi için mevcut seçeneklerden biri Kemik İliği Transplantasyonu olarak bilinen tekniğin uygulanmasıdır. Buradaki amaç hastanın immün sistemini bilinçli olarak ortadan kaldırıp onun yerine yeni immün sistemin tohumlarını içeren yeni bir ilik koymaktır. KİT tüm infeksiyon tipleri açısından en yüksek riske sahiptir.

Mantar infeksiyonları açısından yüksek risk altında olan birçok değişik hasta grupları bulunmaktadır; bunlar arasında lösemi hastaları, solid organ ve kemik iliği transplantı hastaları, AIDS hastaları ve Yoğun Terapi Ünitelerindeki ağır hastalığı olan hastalar sayılabilir.

Tüm bu hasta gruplarının ortak özelliği kan veya immün sistemin düzgün çalışmamasıdır. Bu nedenle bu hastaların neden özel risk altında olduklarını anlamak için kan ve immün sistemlerini gözden geçirmemiz gerekir.

Kanser tipleri genellikle 2 kategoride gruplandırılır: lösemi gibi kan-hücresi kanserleri (hematolojik malignansiler) ve meme kanseri gibi kan hücresi olmayan kanserler (“solid tümörler”).

Hematolojik malignansiler mantar infeksiyonları açısından özellikle önemlidir.

  • Lösemi – hematopoietik sistemin anormal olgunlaşmamış hücrelerinin malign (habis) proliferasyonları (çoğalmaları). Genellikle beyaz kan hücreleri etkilenir. Lösemi sözcüğü Yunanca beyaz kan anlamına gelen terimden gelir.
  • Lenfoma – lenfatik sistemin çeşitli kanserlerini kapsayan geniş bir terim. Lenfatik sistem bakterileri filtre etmeye (süzüp dışarıda tutmaya) yardımcı olur ve hastalıkla mücadelede önemlidir.
  • Kemik İliği Transplantı (Nakli) – Kök hücrelerin transfüzyon yoluyla hastanın kan dolaşımına verildiği bir işlemdir. Agresif kanser tedavileri hastanın kemik iliğinde şiddetli tahribat yaratabilir. Sağlıklı bir kemik iliği olmadan hasta infeksiyonla mücadele etmek için gerekli olan kan hücrelerini yapamaz. Bu nedenle kök hücre nakli yapmak gereklidir. Bu nakil kişinin kendi sağlıklı hücrelerinden kaynak alabildiği gibi ( otolog ) bir başka kişiden de ( allojenik ) alınabilir.
  • AIDS – İnsan İmmünyetmezlik Virüsü-HIV immün sistemin düzgün çalışmasını engeller. İmmun sistemin zayıflamasına neden olan HIV virüsü hasanın ufak bir gribal infeksyondan dahi ciddi hasar görmesine neden olabilir.
  • Solid Organ Transplantasyonu (Nakli) – Karaciğer , böbrek, kalp gibi katı organlarının naklidir. Bu nakil için doku uyumu önemlidir. Nakil sonrası organ reddini önlemek için hastalar immünosüpresif ilaçlarla tedavi edilirler ve bu nedenle immün sistemleri infeksiyonlarla düzgün bir biçimde mücadele edemez.
  • Yoğun Bakım hastaları – Yoğun Bakım Ünitelerindeki hastalar da nosokomiyal (hastane ortamındaki) mantar infeksiyonlarına maruz kalırlar. Özellikle yoğun kateterler, paranteral beslenme girişimleri gibi hastaya yapılan invaziv girişimler mantar infeksiyonu riskini arttırmaktadır.
  • Tüm ağır klinik durumlu hastaların yüksek ömaliyetli ve ağır tedavileri süresince maruzkalabildikleri ciddi invaziv mantar infeksiyonlarını önlemek veya tedavi etmek için sistemik mantar ilaçları kullanılmaktadır.

    Tedavi Modalitesi Kanser tedavisindeki primer rolü
    Cerrahi Kanseri vücuttan çıkartmak
    Lokalize tümörleri tedavi etmede etkili
    Radyasyon Terapisi Primer tümörü çevreleyen dokudaki malign hücreleri öldürmek
    Lokalize kanseri tedavi etmek için en uygun
    Sıklıkla cerrahi ile kombine olarak kullanılır
    Kemoterapi Tüm vücuttaki malign hücreleri öldürmek veya replikasyonunu inhibe etmek
    Metastatik kanserin tedavisinde en uygun
    Cerrahi ve radyasyon tedavisi ile kombine olarak kullanılır
    Immünoterapi Kanserle mücadele etmek için immün sistemi aktive etmek
    Genel immün yanıtı uyarabilir veya spesifik olarak kanser hücrelerini hedefleyebilir.

    Cerrahi tedavi; Aralarında kolon kanseri, bazı akciğer kanserleri, meme kanseri ve deri kanserinin de olduğu çoğu solid tümörün erken evreleri için cerrahi ilk tedavi seçeneğidir. Lösemilerde veya lenfomalarda cerrahi hiçbir zaman küratif (tedavi) amaçlı kullanılmaz.

  • Farklı terapötik modaliteler sıklıkla kombine edilir. Multimodal terapi adı verilen cerrahi, radyasyon ve kemoterapi kombinasyonları her yaklaşımın güçlü yönlerini maksimize etmeye ve zayıf noktalarını en aza indirmeye çalışabilir.
  • Birinci-basamak terapiler belirli bir hastalık için en etkili olarak kabul edilen modaliteleri içerir ve bu nedenle birinci tedavi seçeneğini oluşturur. Birinci basamak terapi cerrahi, radyasyon terapisi, ve kemoterapiden veya bu üçünün herhangi bir kombinasyonundan meydana gelebilir. İkinci-basamak terapi teriminde ifade ettiği gibi birinci basamak tedavi başarısız olduktan veya daha az etkili hale geldikten sonraki alternatif tedaviyi oluşturur.
  • Agresif kemoterapi sonucunda, bazı hastaların infeksiyonlar ve başka komplikasyonlar nedeniyle hastaneye yatışı gerekir. ileriki bölümlerde de göreceğimiz gibi, bu hastalar Abelcet için uygun hastalar olabilirler.
  • Radyasyonun akut etkileri çoğunlukla deri, tüm gastrointestinal kanal, kemik iliği ve mesane cidarı gibi yenilenen dokularda meydana gelir.


    Hakkımızda | Tedavi Alanları | Ürünler | İş Ortakları | Haberler | İnsan Kaynakları | İletişim | Ana Sayfa

    ©Copyright 2006. Onko Ecza San. ve Tic. Ltd. Şti.